Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
İsmet DUMAN
Köşe Yazarı
İsmet DUMAN
 

YUMURTA YUMURTA OLALI BÖYLE EZİYET GÖRMEDİ

Eyy! Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı yada İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Yumurtanın 1-2 gr. Ağırlığı meğer ne kadar önemliymiş.     Vatandaşın eksik gramajla yumurta yiyip yemediğini tespit etmen, tüketicinin sağlığı ile bağdaştırmak oldukça zor.     Yasal olarak gözükse de, reel anlamda bu senin görevin olmamalı. Tabi ki vatandaşın kazıklanmaması gerekli. Eksik gramajın sağlık açısından vatandaşa zararı nedir?     Her bir yumurtanın üzerinde üretim tarihi olacakmış… Bu olmaz ise ölecekmişiz yada sağlığımız tehlikeye girecekmiş. Her şey bizim için yani tüketici içinmiş. Vayy bee! Bizim sağlığımız ne  kadarda önemli imiş. Peh! Peh! Peh!     Beni cahillikle suçlamadan önce aşağıdaki yazıyı sonuna kadar okuyun.      Niçin yumurtayı ele aldım biliyor musunuz? Yıllardır Ordu’da ki yumurta üreticisinin üzerine haddinden fazla gidildi.     İlk önceleri her üreticinin soğuk hava deposu olacak dediniz. Bunu yerine getirmeyenlere cezayı müeyyide uygulamakla tehdit edip, yumurta üreticilerini ve satıcılarını bu depoları yapmaları hususunda baskı yaptınız. (Sağlığımız için gerekli ya!)     Hemen hemen her üretici hatırı sayılır paralar harcayarak bu depoları oluşturdular. Aradan 1-2 yıl geçtikten sonra dediniz ki; pardon!     Niçin? Soğuk hava deposuna gerek yokmuş.     Yuh! Demek geliyor insanın içinden. Birileri gece rüyasında bir şeyler görüyor ve ertesi gün uygulamaya koyuyor. Peki bu kadar masrafa ve emeğin boşa gitmesini kim üstlenecek.     Üreticinin herhangi bir yanlışı olduğunda hiç esneklik göstermeden ceza makbuzunu elinde hazır bulunduran Tarım İl Müdürlüğü, bunun vebalinin altından nasıl kalkacak.     Demokratik ülkelerde bunun hesabı sorulur ve üreticinin deneme tahtası olmadığı o kuruma yasalar nezdinde hatırlatılır.(Tıpkı sizin sorduğunuz gibi)     Hele hele yumurta ambalajlarının üzerindeki yazılması gereken yazılarla öylesine uğraşıldı ki evlere şenlik.     Üretici her etiket bastırdığında farklı bilgiler istendi. Yazıların puntoları  ve hangilerinin önce yazılması gerektiği bile belirtildi. Tavuğun k.-çından çıkan yumurta aynı, ama yazıların zırt pırt değiştirilmesi işgüzarlıktan öteye gitmedi.     Birde denetlemeye gelen görevlilerin ellerindeki yönetmelik kitabını açarak direktif vermeleri, trajikomik bir durum. Zira hiçbirinin yönetmelikle alakalı, pratik bilgileri yok. Gözlüğünü tak, kitaba bak.     Uzun lafın kısası nihayi tüketici olarak neyi düşünüyorum biliyor musunuz? Eyy! Gıda Tarım Ve Hayvancılık  müdürlüğü her yeni bir yasa çıkmadan önce, bizim sağlığımızla üretici değil, siz oynadınız. Yıllardır soğuk hava deposuna girmeyen yumurtayı bize siz yedirdiniz. (Ama ölmedik)     Yumurta etiketlerindeki eksiklilkleri içeren yazılarla dolu yumurtaları, bize siz yedirdiniz. (Bundan da ölen olmadı)     Her bir yumurta üzerinde “TR üreticisi sicil no” yazısı olmayan yumurtaları yasalaşmadan önce bize siz yedirdiniz (sakat kalanda olmadı)     Sonra her bir yumurtanın  üzerinde “üretim tarihi” olacak dediniz.     Bu zamana kadar bize “üretim tarihsiz” yumurtayı bize siz yedirdiniz. (hiç kimse zehirlenip mevta olmadı)     Merak ediyorum bundan sonra bu üreticilerden daha ne isteyeceksiniz. Ama siz hiç kafanızı yormayın. Ben buldum…! Yakında diyeceksiniz ki…     Bu tavukların yumurtlamaları yasa gereği sakıncalı olduğundan bundan böyle; üreticiler olarak “SİZ YUMURTLAYIN” diyeceksiniz ki bu da hiç şaşırılmayacak bir durum olur. Ama üreticilerde o …öt var mı sormak gerekir... TAVUĞUN YUMURTASIN BIRAKIN, DÖNER KEBAPLARINA BAKIN..!     Fastfood’ların adeta birbiriyle yarışırcasına, taktıkları 30-40 kilogramlık tavuk dönerleri incelemek hiç aklınıza geldimi?     Nasıl oluyor da yarım ekmek arası tavuk dönerler 2-3 Tl’den satılıyor. Bu tavuk etleri bir yerlerde bedavamı veriliyor da bu komik fiyatlara satılıyor.     Son kullanma tarihi yada raf ömrü en kısa ürün olan, bu tavuklar marketlerden iade olunca nerede, hangi rapor doğrultusunda imha ediliyor, hiç araştırdınız mı?     Gece saat 24:00 olmuş ve fastfood’un tezgahında en az 10 kg tavuk döner takılı duruyor. Bu döner sabaha kadar satılmayacağına göre ertesi gün ne yapılıyor. Çöpe gideceğini düşünecek kadar saf değilsiniz umarım.     Çöpe gitmediğini biliyorsanız , tavuk dönerin o çubuğa takıldıktan 3-4 saat içinde hızla bakteri üreten bir yiyecek olduğunu da umarım biliyor sununuzdur. (bunu ben demiyorum, Gıda mühendisleri diyor.)     Bilmiyorsanız ben söyleyeyim; arta kalan bu dönerler ertesi gün hooop yeniden bir güzel soslanıp, allanıp pullanıp tezgahlarda yerini alıyor. Allah korkusu olup işini ciddi yapanları da tenzi ediyorum.     İşte bu işyerlerini tespit ederseniz, halkın sağlığını korumuş olursunuz. Bunu sadece İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün sorumluluğunda olmadığı, Sağlık Müdürlüğünün de yetki alanında, ortak hareket edilmesi gerektiğinin bilincindeyim.     Birde artık şu slogandan vazgeçin. “Yediğine içtiğine dikkat et, güvenilir gıda tüket.”      Allah aşkına, güvenilmeyen ürün üreten firmaları ilgili kurumlar tespit edip, demir parmaklıklar arasına atamıyorsa, vatandaş olarak benim suçum ne? Bunu ben tüketici olarak nereden bilebilirim. İlla markalı ürünler mi almamız gerekiyor. Güvenilir gıda üreten yeni markalaşmaya giden ciddi firmaları desteklememiz gerekmiyor mu?     Gıdanızın sağlıklı olması dileğiyle kalın sağlıcakla…
Ekleme Tarihi: 19 Ocak 2016 - Salı

YUMURTA YUMURTA OLALI BÖYLE EZİYET GÖRMEDİ

Eyy! Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı yada İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Yumurtanın 1-2 gr. Ağırlığı meğer ne kadar önemliymiş.
    Vatandaşın eksik gramajla yumurta yiyip yemediğini tespit etmen, tüketicinin sağlığı ile bağdaştırmak oldukça zor.
    Yasal olarak gözükse de, reel anlamda bu senin görevin olmamalı. Tabi ki vatandaşın kazıklanmaması gerekli. Eksik gramajın sağlık açısından vatandaşa zararı nedir?
    Her bir yumurtanın üzerinde üretim tarihi olacakmış… Bu olmaz ise ölecekmişiz yada sağlığımız tehlikeye girecekmiş. Her şey bizim için yani tüketici içinmiş. Vayy bee! Bizim sağlığımız ne  kadarda önemli imiş. Peh! Peh! Peh!
    Beni cahillikle suçlamadan önce aşağıdaki yazıyı sonuna kadar okuyun. 
    Niçin yumurtayı ele aldım biliyor musunuz? Yıllardır Ordu’da ki yumurta üreticisinin üzerine haddinden fazla gidildi.
    İlk önceleri her üreticinin soğuk hava deposu olacak dediniz. Bunu yerine getirmeyenlere cezayı müeyyide uygulamakla tehdit edip, yumurta üreticilerini ve satıcılarını bu depoları yapmaları hususunda baskı yaptınız. (Sağlığımız için gerekli ya!)
    Hemen hemen her üretici hatırı sayılır paralar harcayarak bu depoları oluşturdular. Aradan 1-2 yıl geçtikten sonra dediniz ki; pardon!
    Niçin? Soğuk hava deposuna gerek yokmuş.
    Yuh! Demek geliyor insanın içinden. Birileri gece rüyasında bir şeyler görüyor ve ertesi gün uygulamaya koyuyor. Peki bu kadar masrafa ve emeğin boşa gitmesini kim üstlenecek.
    Üreticinin herhangi bir yanlışı olduğunda hiç esneklik göstermeden ceza makbuzunu elinde hazır bulunduran Tarım İl Müdürlüğü, bunun vebalinin altından nasıl kalkacak.
    Demokratik ülkelerde bunun hesabı sorulur ve üreticinin deneme tahtası olmadığı o kuruma yasalar nezdinde hatırlatılır.(Tıpkı sizin sorduğunuz gibi)
    Hele hele yumurta ambalajlarının üzerindeki yazılması gereken yazılarla öylesine uğraşıldı ki evlere şenlik.
    Üretici her etiket bastırdığında farklı bilgiler istendi. Yazıların puntoları  ve hangilerinin önce yazılması gerektiği bile belirtildi. Tavuğun k.-çından çıkan yumurta aynı, ama yazıların zırt pırt değiştirilmesi işgüzarlıktan öteye gitmedi.
    Birde denetlemeye gelen görevlilerin ellerindeki yönetmelik kitabını açarak direktif vermeleri, trajikomik bir durum. Zira hiçbirinin yönetmelikle alakalı, pratik bilgileri yok. Gözlüğünü tak, kitaba bak.
    Uzun lafın kısası nihayi tüketici olarak neyi düşünüyorum biliyor musunuz? Eyy! Gıda Tarım Ve Hayvancılık  müdürlüğü her yeni bir yasa çıkmadan önce, bizim sağlığımızla üretici değil, siz oynadınız. Yıllardır soğuk hava deposuna girmeyen yumurtayı bize siz yedirdiniz. (Ama ölmedik)
    Yumurta etiketlerindeki eksiklilkleri içeren yazılarla dolu yumurtaları, bize siz yedirdiniz. (Bundan da ölen olmadı)
    Her bir yumurta üzerinde “TR üreticisi sicil no” yazısı olmayan yumurtaları yasalaşmadan önce bize siz yedirdiniz (sakat kalanda olmadı)
    Sonra her bir yumurtanın  üzerinde “üretim tarihi” olacak dediniz.
    Bu zamana kadar bize “üretim tarihsiz” yumurtayı bize siz yedirdiniz. (hiç kimse zehirlenip mevta olmadı)
    Merak ediyorum bundan sonra bu üreticilerden daha ne isteyeceksiniz. Ama siz hiç kafanızı yormayın. Ben buldum…! Yakında diyeceksiniz ki…
    Bu tavukların yumurtlamaları yasa gereği sakıncalı olduğundan bundan böyle; üreticiler olarak “SİZ YUMURTLAYIN” diyeceksiniz ki bu da hiç şaşırılmayacak bir durum olur. Ama üreticilerde o …öt var mı sormak gerekir...
TAVUĞUN YUMURTASIN BIRAKIN,
DÖNER KEBAPLARINA BAKIN..!
    Fastfood’ların adeta birbiriyle yarışırcasına, taktıkları 30-40 kilogramlık tavuk dönerleri incelemek hiç aklınıza geldimi?
    Nasıl oluyor da yarım ekmek arası tavuk dönerler 2-3 Tl’den satılıyor. Bu tavuk etleri bir yerlerde bedavamı veriliyor da bu komik fiyatlara satılıyor.
    Son kullanma tarihi yada raf ömrü en kısa ürün olan, bu tavuklar marketlerden iade olunca nerede, hangi rapor doğrultusunda imha ediliyor, hiç araştırdınız mı?
    Gece saat 24:00 olmuş ve fastfood’un tezgahında en az 10 kg tavuk döner takılı duruyor. Bu döner sabaha kadar satılmayacağına göre ertesi gün ne yapılıyor. Çöpe gideceğini düşünecek kadar saf değilsiniz umarım.
    Çöpe gitmediğini biliyorsanız , tavuk dönerin o çubuğa takıldıktan 3-4 saat içinde hızla bakteri üreten bir yiyecek olduğunu da umarım biliyor sununuzdur. (bunu ben demiyorum, Gıda mühendisleri diyor.)
    Bilmiyorsanız ben söyleyeyim; arta kalan bu dönerler ertesi gün hooop yeniden bir güzel soslanıp, allanıp pullanıp tezgahlarda yerini alıyor. Allah korkusu olup işini ciddi yapanları da tenzi ediyorum.
    İşte bu işyerlerini tespit ederseniz, halkın sağlığını korumuş olursunuz. Bunu sadece İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün sorumluluğunda olmadığı, Sağlık Müdürlüğünün de yetki alanında, ortak hareket edilmesi gerektiğinin bilincindeyim.
    Birde artık şu slogandan vazgeçin. “Yediğine içtiğine dikkat et, güvenilir gıda tüket.” 
    Allah aşkına, güvenilmeyen ürün üreten firmaları ilgili kurumlar tespit edip, demir parmaklıklar arasına atamıyorsa, vatandaş olarak benim suçum ne? Bunu ben tüketici olarak nereden bilebilirim. İlla markalı ürünler mi almamız gerekiyor. Güvenilir gıda üreten yeni markalaşmaya giden ciddi firmaları desteklememiz gerekmiyor mu?
    Gıdanızın sağlıklı olması dileğiyle kalın sağlıcakla…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.

betine giriş betine giriş