Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
KAHRAMAN YILMAZ
Köşe Yazarı
KAHRAMAN YILMAZ
-
 

HASAN PULUR’UN ARDINDAN

    Yarım aşıra yakın onun, yazılarını dikkatle okur siyasi olmayanları da, özenle saklarım.     Güncel, sosyal, kültürel, VATANDAŞI her yönlü ilgilendiren olayları, sıkıcı değil, tatlı bir üslupla gündeme getirirdi.     Amirin, memurun, öğretmenin, öğrencinin velhasıl, her türlü VATANDAŞIN dikkatle okuyacağı tarzda yazılarını devam ettirirdi.     YAZAR olarak ben onu, her zaman örnek almıştım.     Hayranlığımı ifade eden, kendisine birde mektup yazıp göndermiştim.     Sakladığım yazılarından, bir örnek, sizlere özetle sunacağım.     Tamamını okuyanlar, içinizde olabilir. Ben yerime göre kısaca yazıyorum.     “BU KOCA NE YAPSIN”     “Polisler kapının zilini çaldılar.     Bundan sonrasını, olay tutanağından izleyelim.     Kapı zili tekrar çalınır (….) biri tarafından kapı açılır. Polisler:     Kendisine, hakkında şikayet var, dedik ve evini arayacağımızı söyledik. (….) Belden yukarısı çıplak, bir vaziyette, üzerinde sadece bir alt pijamanın bulunduğu sanığa, yanındaki bayanın nerede olduğunu sorduğumuzda, bayan gitti diyerek, bizi yanıltmaya çalıştı.     Bilahire , evde yapılan aramada, bayanın yatak odasındaki, dolabın içinde, gizlenmiş olduğu görüldü.     Polislerin tuttuğu zabıt bu.     Altında, hem yakalanan kadının, hem de beraber olduğu erkeğin, imzası var.>>     Yazı çok uzun. Kısaca ben özetleyeyim.     Adam ne yaptıysa, böyle edepsiz karıyı boşayamaz.     Hiçbir tutar dalı kalmaz.     Şimdi bu ve bunun gibi KOCALAR NE YAPSIN?     Yazıları genelde, insanlar arasındaki ilişkileri örf ve adetlerimizi gündeme getirirdi.     Yazılarına, nükteler, fıkralarla tatlı, akıcı bir yön verirdi.     Okuyucu çoktu.     Neden çoktu?     Yazdığı yazılar, halkın, yani her vatandaşın anlayabileceği dilde olduğundan.     O öyle sıradan bir yazar kabuledilemez.     Emek verip yazdığı her yazı, okunup da kenara atılacak yazılardan değildi.     Alınacak okunacak, saklanacak.     Eve getirecek, hanımı çocukları da okuyacak.     Büyük küçük, öğretmen öğrenci, bayın bayanın anlayacağı ve de örnek olarak saklanacak yazılardı.     İşte YAZAR böyle olmalı.     Eserleriyle iz bırakmalı.    Öyle bir yazardı.     En verimli çağında, aramızdan ayrıldı.     Ruhu Şad, yeri CENNET olsun. AMİN
Ekleme Tarihi: 23 Aralık 2015 - Çarşamba

HASAN PULUR’UN ARDINDAN

    Yarım aşıra yakın onun, yazılarını dikkatle okur siyasi olmayanları da, özenle saklarım.
    Güncel, sosyal, kültürel, VATANDAŞI her yönlü ilgilendiren olayları, sıkıcı değil, tatlı bir üslupla gündeme getirirdi.
    Amirin, memurun, öğretmenin, öğrencinin velhasıl, her türlü VATANDAŞIN dikkatle okuyacağı tarzda yazılarını devam ettirirdi.
    YAZAR olarak ben onu, her zaman örnek almıştım.
    Hayranlığımı ifade eden, kendisine birde mektup yazıp göndermiştim.
    Sakladığım yazılarından, bir örnek, sizlere özetle sunacağım.
    Tamamını okuyanlar, içinizde olabilir. Ben yerime göre kısaca yazıyorum.
    “BU KOCA NE YAPSIN”
    “Polisler kapının zilini çaldılar.
    Bundan sonrasını, olay tutanağından izleyelim.
    Kapı zili tekrar çalınır (….) biri tarafından kapı açılır. Polisler:
    Kendisine, hakkında şikayet var, dedik ve evini arayacağımızı söyledik. (….) Belden yukarısı çıplak, bir vaziyette, üzerinde sadece bir alt pijamanın bulunduğu sanığa, yanındaki bayanın nerede olduğunu sorduğumuzda, bayan gitti diyerek, bizi yanıltmaya çalıştı.
    Bilahire , evde yapılan aramada, bayanın yatak odasındaki, dolabın içinde, gizlenmiş olduğu görüldü.
    Polislerin tuttuğu zabıt bu.
    Altında, hem yakalanan kadının, hem de beraber olduğu erkeğin, imzası var.>>
    Yazı çok uzun. Kısaca ben özetleyeyim.
    Adam ne yaptıysa, böyle edepsiz karıyı boşayamaz.
    Hiçbir tutar dalı kalmaz.
    Şimdi bu ve bunun gibi KOCALAR NE YAPSIN?
    Yazıları genelde, insanlar arasındaki ilişkileri örf ve adetlerimizi gündeme getirirdi.
    Yazılarına, nükteler, fıkralarla tatlı, akıcı bir yön verirdi.
    Okuyucu çoktu.
    Neden çoktu?
    Yazdığı yazılar, halkın, yani her vatandaşın anlayabileceği dilde olduğundan.
    O öyle sıradan bir yazar kabuledilemez.

    Emek verip yazdığı her yazı, okunup da kenara atılacak yazılardan değildi.
    Alınacak okunacak, saklanacak.
    Eve getirecek, hanımı çocukları da okuyacak.
    Büyük küçük, öğretmen öğrenci, bayın bayanın anlayacağı ve de örnek olarak saklanacak yazılardı.
    İşte YAZAR böyle olmalı.
    Eserleriyle iz bırakmalı.    Öyle bir yazardı.
    En verimli çağında, aramızdan ayrıldı.
    Ruhu Şad, yeri CENNET olsun. AMİN

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.

betine giriş betine giriş