deneme bonusu veren siteler canlı casino siteleri betist

bayan escort İstanbul Sex hikayeleri Seks hikayeleri Porno izle

Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

2022 ÇOK SAĞLIKLI GEÇMEDi

Sağlık (Haber: Emrah Gemicioğlu) - | 02.01.2023 - 09:15, Güncelleme: 02.01.2023 - 09:15 820+ kez okundu.
 

2022 ÇOK SAĞLIKLI GEÇMEDi

Ordu Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Ali Coşkun, geride bıraktığımız 2022 yılında Ordu ve ülke genelinde yaşanan sağlık olaylarını değerlendirdi.
Covid pandemisi ile 2020 başında çıktığımız uzun yol, 2022 yılında bir müddet suskunluğa geçti ama hep ortaya çıkabileceğini, zaman zaman yaptığı alevlenmeler ile hatırlattı diyen Başkan Coşkun, sözlerine şöyle devam etti,  “2022’nin ocak ve  şubat aylarında yoğun covid vakaları ve ölümler yaşandı. Ocak ayında resmi rakamlara göre ölüm sayısı 180 kişi civarında, vaka sayısı günlük 90 bin  civarında iken, şubat ayında ölüm sayısı günlük 285’lere kadar tırmanırken, vaka sayısı günlük 60 binlere düştü. 2022’nin ocak ve şubat ayı ile pandemi yönünden zorlu 1-2 ay geçirmiştir. Mart ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 60’a, vaka sayısı günlük 16 bin civarına düştü. Nisan 26’da ölüm sayısı da 16’ya  düşmüştür, vaka sayısı da 2600’e düşmüştür” dedi.    “Maske zorunluluğu kalktı”   Coşkun, “Tam da bu tarihte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleriyle birlikte açıklama yaptı. Cumhurbaşkanımız, kapalı mekanlardaki maske kullanma zorunluluğunun kaldırıldığını söyledi. Ancak iki istisna belirtti. Toplu taşımada ve sağlık kuruluşlarında vakalar bin’in altına düşene kadar maske takmaya devam edilecek. Mayıs ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 3’e, vaka sayısı günlük 1000 civarına düştü. Mayıs ayı covid için bizlere umut aşılayan bir ay olmuştu. Mayıs ayını en özel kılan durum, hastalığın neredeyse durma noktasına gelmiş olması yanında,artık neredeyse pandeminin simgesi haline gelmiş olan maskenin, kapalı mekanlarda takılmasının zorunlu halden çıkarılmış olması idi. Ama sonuçları nasıl olacaktı ileriki aylarda görülecekti. Mayıs ayında iyileşen vaka sayısı, vaka sayısından daha fazla olması ile tüm toplumu rahatlatırken, haziran ayında  durum ilk kez tersine dönüyordu. Yani haziran ayı iyileşen vaka sayısı, vaka sayısından daha az rapor edildi. Bu durum virüs’ün hareketlendiğini gösteriyordu. Nitekim Haziran ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 13’e, vaka sayısı yeniden günlük 10 bin civarına çıktı” dedi.   “Temmuz ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 333’e, vaka sayısı yeniden günlük 370 bin civarına çıktı”   Coşkun, “Ağustos ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 210’a düştü, vaka sayısı günlük 46 000’e düştü. Eylül ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 48’e düştü, vaka sayısı günlük 23 000 civarına düştü. Ekim ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 25’e düştü, vaka sayısı günlük 11 000 civarına düştü. Kasım ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 35’e, vaka sayısı günlük 15 000 civarında tesbit edildi. Özellikle 2022’nin mayıs ayında vaka tablosunun iyileşme yönüne dönmesi, yapılan test sayısının azalmasına, dolayısıyla da vakaların belki de olması gerekenden daha az tesbit edilmesine neden olmuştur. Ayrıca toplumun yarısından çoğu da bağışıklanmış oldu” dedi.   “Özellikle 2022’nin son 4 ayında grip enfeksiyonları çok arttı”   Coşkun, “Bu artışın nedeni aslında covid’den korunmak için maske takılan yıllarda çok az gördüğümüz gripal enfeksiyonların, mayıs ayından beri maskelerin çıkarılmasıyla, her zamanki gripal enfeksiyonların sanki artmış gibi görülmesidir. Aslında maske kullanmak bir sağlık konforuydu. Çünkü covid nedeniyle maske kullananlar, beraberinde gripal enfeksiyonlardan, alerjik uçucu maddelerden, damlacık enfeksiyonu ile yayılan tüm enfeksiyon amillerinden de korunmuşlardır. Maskelerin tekrar çıkarılmasıyla saydığımız bu hastalıklar yeniden toplumda artan sayıda görülmeye başlamışlardır. O nedenle bu günlerde neredeyse 2-3 yıldır maske takma nedeniyle çok az gördüğümüz grip enfeksiyonları, influenza A-B , alt solunum yolu enfeksiyonları (RSV), artık yeniden hastane yataklarını hatta yoğun bakım yataklarını doldurmaya başladı” dedi.   “SMA tarama testi”   Coşkun, “2021 yılında Ordu Tabip Odası,Ordu ilinde Spinal Müsküler Atrofi (SMA) geni ile bebeklerin doğmaması için bir proje planlamış, evlilik öncesi isteyen çiftlere SMA tarama testinin ücretsiz olarak yapılabilmesi için konuyu Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Hilmi Güler’e götürmüş, büyük destek görmüş, konuya sonunda Sağlık Bakanlığımız sahip çıkmış ve tüm evlenecek çiftlere ‘23 Aralık 2021 yılında SMA hastalığının önlenmesine yönelik, evlilik öncesinde çiftlerin taşıyıcılık testinden geçmesini amaçlayan tarama programı Aile Hekimliklerimizde bugün itibariyle uygulamaya konuyor. 27 Aralık tarihinde laboratuvarda kan örneği kabulüne başlanacak. Milletimize hayırlı olsun’ mesajını yayınlamış, 2022 yılı ise bu testin tüm ülkede başarılı bir şekilde yönetilmesiyle geçmiştir” dedi.    ''Sağlıkta şiddet ve sağlıkçıların yurt dışına yönelmesi”   Coşkun, “Sağlıkta Artan Şiddet, Malpraktis ve Hekimlerin gelecek seçenekleri arasında Yurt dışına yönelimlerin de olması. Özellikle son 10 yılda hekimlere ve sağlık personellerine, hem de pandemide tüm dünyanın takdirini kazanmış Türk doktorlarına ve sağlık personeline hız kesmeksizin giderek artan düzeyde ve sayıda meydana gelen şiddet, çıkarılan kanunlara rağmen aynı hızda devam etmektedir. Ordu Sağlık Platformu 2022 temmuz ayında ‘Beyaz kod verilmeyen şehir’, ve Hekim dostu şehir Ordu’ sloganıyla Ordu’da, Tabip Odası’nın girişimiyle tüm sağlık sendikalarının bu amaç için bir araya gelmesiyle kuruldu. Sağlıkta şiddetin engellenmesinde tüm paydaşların gücünden yararlanarak, ülkemize de model olabileceği öngörüldü. Sağlıkta hekimlere açılan malpraktis davaları, hekimleri yapacakları tedaviler konusunda tedirgin etmiş, bu şikayetlerin bazıları da, hekimlerden para kazanmak amacıyla art niyetli hasta yakınları tarafından yapılmış fakat sonuçları itibariyle, hekimleri mesleklerini özgürce yapabilme konusunda tedirgin etmiştir. Böylece hekimler, hastanın tedavisine direk olarak girmektense, tedaviye konsültan olarak yardımcı olmayı hatta mümkünse ilgili bir üst kuruma sevk etmeyi de bir seçenek olarak akıllarında tutmuşlardır. Hekimler, özgürce tıp bilimini uygulamanın yollarını ifa edeceklerine, üzerlerine gelen bu malpraktis davalarının çokluğu ve tazminatların da ödenemeyecek kadar yüksek oluşu nedeniyle, kendilerini nisbeten koruyabilecek yeni yöntemler aramaya başlamışlardır. Bu durum 2023 yılına girerken, yeni kanun da çıksa, hekimlerin mesleklerini bilim ışığında özgürce yapmasında en büyük engel gibi duracağa benziyor. Hekimler üzerindeki bu kara bulutlar, üniversite sınavından TUS sınavına kadar hatta ülkemizin tıp geleceğine kadar her aşamayı etkileyecektir görüşündeyiz. Bu olumsuz durum, üniversite sınavlarına giren parlak öğrencilerin tıp mesleğini seçmemelerine, arka sıralardan gelen öğrencilerin tıp mesleğini seçmesiyle tıp mesleğinin yüzdelik diliminin daha da genişlemesine, sıralama olarak daha aşağı seviyelerden öğrenci almasına neden olmuştur kanaatindeyim. Bu kaotik ortamda artık tıp öğrencileri uzman olmak istemiyorlar, aile hekimi veya işyeri hekimi gibi stresi daha az hekimlik uygulamalarında görev almayı daha çok tercih etmektedirler” dedi.   “TUS yani tıpta uzmanlık sınavına giren hekimler de daha sakin uzmanlık branşlarını seçiyorlar”   Coşkun, “Biyokimya, radyoloji, dermatoloji, fizik tedavi gibi kritik branşlar ise boş kalıyor seçilmiyor. Bu durum gelecekte, ülkemizin hep dünyaya önderlik yaptığı tıp mesleğinde bir eksiklik yaratabilecektir kanaatindeyim” dedi.    “Hekimleri temsil etmeyen Türk Tabipleri Birliği”   Coşkun, “Hekimlerin hiçbir sorunuyla ilgilenmeyip, radikal- bölücü fikirlerin peşinde koşan, en son olarak da kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize iftira atarak ülkemizi uluslararası arenada zor durumda bırakmak isteyen TTB merkez konseyi yönetim kurulu başkanı, artık gerçek yüzünü belli etmiştir. İnşaallah 2023 yılı ile birlikte, Türk Tabipleri Birliği adının başındaki tüm Türk hekimlerimizin güç aldığı ve şeref duyduğu Türk kelimesine layık olan ve hekimleri temsil kabiliyetine haiz olan yeni bir başkan ve yeni bir yönetim kurulu tarafından yönetilir. Tüm Türk hekimlerinin de istediği budur. Seçim sisteminde yapılan bir değişiklik ile, azınlığın çoğunluğa hükmetmesi önlenebilir. Hekimlerin illerdeki tabip odalarına sahip çıkmaları yüreklendirilmeli ve teşvik edilmelidir. TTB’nin kurtuluşu ve milli unsurlarla 1953’deki kuruluş ayarlarına dönebilmesi, inşallah 1923 yılında sağlanabilecektir. 2023 yılının, ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, bereket getirmesini ve hekimlerimizin tüm sorunlarının çözüldüğünü gösteren yıl olmasını dilerim” dedi.  
Ordu Tabip Odası Başkanı Uzm. Dr. Ali Coşkun, geride bıraktığımız 2022 yılında Ordu ve ülke genelinde yaşanan sağlık olaylarını değerlendirdi.
Covid pandemisi ile 2020 başında çıktığımız uzun yol, 2022 yılında bir müddet suskunluğa geçti ama hep ortaya çıkabileceğini, zaman zaman yaptığı alevlenmeler ile hatırlattı diyen Başkan Coşkun, sözlerine şöyle devam etti,  “2022’nin ocak ve  şubat aylarında yoğun covid vakaları ve ölümler yaşandı. Ocak ayında resmi rakamlara göre ölüm sayısı 180 kişi civarında, vaka sayısı günlük 90 bin  civarında iken, şubat ayında ölüm sayısı günlük 285’lere kadar tırmanırken, vaka sayısı günlük 60 binlere düştü. 2022’nin ocak ve şubat ayı ile pandemi yönünden zorlu 1-2 ay geçirmiştir. Mart ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 60’a, vaka sayısı günlük 16 bin civarına düştü. Nisan 26’da ölüm sayısı da 16’ya  düşmüştür, vaka sayısı da 2600’e düşmüştür” dedi. 
 
“Maske zorunluluğu kalktı”
 
Coşkun, “Tam da bu tarihte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Koronavirüs Bilim Kurulu üyeleriyle birlikte açıklama yaptı. Cumhurbaşkanımız, kapalı mekanlardaki maske kullanma zorunluluğunun kaldırıldığını söyledi. Ancak iki istisna belirtti. Toplu taşımada ve sağlık kuruluşlarında vakalar bin’in altına düşene kadar maske takmaya devam edilecek. Mayıs ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 3’e, vaka sayısı günlük 1000 civarına düştü. Mayıs ayı covid için bizlere umut aşılayan bir ay olmuştu. Mayıs ayını en özel kılan durum, hastalığın neredeyse durma noktasına gelmiş olması yanında,artık neredeyse pandeminin simgesi haline gelmiş olan maskenin, kapalı mekanlarda takılmasının zorunlu halden çıkarılmış olması idi. Ama sonuçları nasıl olacaktı ileriki aylarda görülecekti. Mayıs ayında iyileşen vaka sayısı, vaka sayısından daha fazla olması ile tüm toplumu rahatlatırken, haziran ayında  durum ilk kez tersine dönüyordu. Yani haziran ayı iyileşen vaka sayısı, vaka sayısından daha az rapor edildi. Bu durum virüs’ün hareketlendiğini gösteriyordu. Nitekim Haziran ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 13’e, vaka sayısı yeniden günlük 10 bin civarına çıktı” dedi.
 
“Temmuz ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 333’e, vaka sayısı yeniden günlük 370 bin civarına çıktı”
 
Coşkun, “Ağustos ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 210’a düştü, vaka sayısı günlük 46 000’e düştü. Eylül ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 48’e düştü, vaka sayısı günlük 23 000 civarına düştü. Ekim ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 25’e düştü, vaka sayısı günlük 11 000 civarına düştü.
Kasım ayı bittiğinde ölüm sayısı günlük 35’e, vaka sayısı günlük 15 000 civarında tesbit edildi. Özellikle 2022’nin mayıs ayında vaka tablosunun iyileşme yönüne dönmesi, yapılan test sayısının azalmasına, dolayısıyla da vakaların belki de olması gerekenden daha az tesbit edilmesine neden olmuştur. Ayrıca toplumun yarısından çoğu da bağışıklanmış oldu” dedi.
 
“Özellikle 2022’nin son 4 ayında grip enfeksiyonları çok arttı”
 
Coşkun, “Bu artışın nedeni aslında covid’den korunmak için maske takılan yıllarda çok az gördüğümüz gripal enfeksiyonların, mayıs ayından beri maskelerin çıkarılmasıyla, her zamanki gripal enfeksiyonların sanki artmış gibi görülmesidir. Aslında maske kullanmak bir sağlık konforuydu. Çünkü covid nedeniyle maske kullananlar, beraberinde gripal enfeksiyonlardan, alerjik uçucu maddelerden, damlacık enfeksiyonu ile yayılan tüm enfeksiyon amillerinden de korunmuşlardır. Maskelerin tekrar çıkarılmasıyla saydığımız bu hastalıklar yeniden toplumda artan sayıda görülmeye başlamışlardır. O nedenle bu günlerde neredeyse 2-3 yıldır maske takma nedeniyle çok az gördüğümüz grip enfeksiyonları, influenza A-B , alt solunum yolu enfeksiyonları (RSV), artık yeniden hastane yataklarını hatta yoğun bakım yataklarını doldurmaya başladı” dedi.
 
“SMA tarama testi”
 
Coşkun, “2021 yılında Ordu Tabip Odası,Ordu ilinde Spinal Müsküler Atrofi (SMA) geni ile bebeklerin doğmaması için bir proje planlamış, evlilik öncesi isteyen çiftlere SMA tarama testinin ücretsiz olarak yapılabilmesi için konuyu Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Hilmi Güler’e götürmüş, büyük destek görmüş, konuya sonunda Sağlık Bakanlığımız sahip çıkmış ve tüm evlenecek çiftlere ‘23 Aralık 2021 yılında SMA hastalığının önlenmesine yönelik, evlilik öncesinde çiftlerin taşıyıcılık testinden geçmesini amaçlayan tarama programı Aile Hekimliklerimizde bugün itibariyle uygulamaya konuyor. 27 Aralık tarihinde laboratuvarda kan örneği kabulüne başlanacak. Milletimize hayırlı olsun’ mesajını yayınlamış, 2022 yılı ise bu testin tüm ülkede başarılı bir şekilde yönetilmesiyle geçmiştir” dedi. 
 
''Sağlıkta şiddet ve sağlıkçıların yurt dışına yönelmesi”
 
Coşkun, “Sağlıkta Artan Şiddet, Malpraktis ve Hekimlerin gelecek seçenekleri arasında Yurt dışına yönelimlerin de olması. Özellikle son 10 yılda hekimlere ve sağlık personellerine, hem de pandemide tüm dünyanın takdirini kazanmış Türk doktorlarına ve sağlık personeline hız kesmeksizin giderek artan düzeyde ve sayıda meydana gelen şiddet, çıkarılan kanunlara rağmen aynı hızda devam etmektedir. Ordu Sağlık Platformu 2022 temmuz ayında ‘Beyaz kod verilmeyen şehir’, ve Hekim dostu şehir Ordu’ sloganıyla Ordu’da, Tabip Odası’nın girişimiyle tüm sağlık sendikalarının bu amaç için bir araya gelmesiyle kuruldu. Sağlıkta şiddetin engellenmesinde tüm paydaşların gücünden yararlanarak, ülkemize de model olabileceği öngörüldü. Sağlıkta hekimlere açılan malpraktis davaları, hekimleri yapacakları tedaviler konusunda tedirgin etmiş, bu şikayetlerin bazıları da, hekimlerden para kazanmak amacıyla art niyetli hasta yakınları tarafından yapılmış fakat sonuçları itibariyle, hekimleri mesleklerini özgürce yapabilme konusunda tedirgin etmiştir. Böylece hekimler, hastanın tedavisine direk olarak girmektense, tedaviye konsültan olarak yardımcı olmayı hatta mümkünse ilgili bir üst kuruma sevk etmeyi de bir seçenek olarak akıllarında tutmuşlardır. Hekimler, özgürce tıp bilimini uygulamanın yollarını ifa edeceklerine, üzerlerine gelen bu malpraktis davalarının çokluğu ve tazminatların da ödenemeyecek kadar yüksek oluşu nedeniyle, kendilerini nisbeten koruyabilecek yeni yöntemler aramaya başlamışlardır. Bu durum 2023 yılına girerken, yeni kanun da çıksa, hekimlerin mesleklerini bilim ışığında özgürce yapmasında en büyük engel gibi duracağa benziyor. Hekimler üzerindeki bu kara bulutlar, üniversite sınavından TUS sınavına kadar hatta ülkemizin tıp geleceğine kadar her aşamayı etkileyecektir görüşündeyiz. Bu olumsuz durum, üniversite sınavlarına giren parlak öğrencilerin tıp mesleğini seçmemelerine, arka sıralardan gelen öğrencilerin tıp mesleğini seçmesiyle tıp mesleğinin yüzdelik diliminin daha da genişlemesine, sıralama olarak daha aşağı seviyelerden öğrenci almasına neden olmuştur kanaatindeyim. Bu kaotik ortamda artık tıp öğrencileri uzman olmak istemiyorlar, aile hekimi veya işyeri hekimi gibi stresi daha az hekimlik uygulamalarında görev almayı daha çok tercih etmektedirler” dedi.
 
“TUS yani tıpta uzmanlık sınavına giren hekimler de daha sakin uzmanlık branşlarını seçiyorlar”
 
Coşkun, “Biyokimya, radyoloji, dermatoloji, fizik tedavi gibi kritik branşlar ise boş kalıyor seçilmiyor. Bu durum gelecekte, ülkemizin hep dünyaya önderlik yaptığı tıp mesleğinde bir eksiklik yaratabilecektir kanaatindeyim” dedi. 
 
“Hekimleri temsil etmeyen Türk Tabipleri Birliği”
 
Coşkun, “Hekimlerin hiçbir sorunuyla ilgilenmeyip, radikal- bölücü fikirlerin peşinde koşan, en son olarak da kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize iftira atarak ülkemizi uluslararası arenada zor durumda bırakmak isteyen TTB merkez konseyi yönetim kurulu başkanı, artık gerçek yüzünü belli etmiştir. İnşaallah 2023 yılı ile birlikte, Türk Tabipleri Birliği adının başındaki tüm Türk hekimlerimizin güç aldığı ve şeref duyduğu Türk kelimesine layık olan ve hekimleri temsil kabiliyetine haiz olan yeni bir başkan ve yeni bir yönetim kurulu tarafından yönetilir. Tüm Türk hekimlerinin de istediği budur. Seçim sisteminde yapılan bir değişiklik ile, azınlığın çoğunluğa hükmetmesi önlenebilir. Hekimlerin illerdeki tabip odalarına sahip çıkmaları yüreklendirilmeli ve teşvik edilmelidir. TTB’nin kurtuluşu ve milli unsurlarla 1953’deki kuruluş ayarlarına dönebilmesi, inşallah 1923 yılında sağlanabilecektir. 2023 yılının, ülkemize ve tüm insanlığa sağlık, bereket getirmesini ve hekimlerimizin tüm sorunlarının çözüldüğünü gösteren yıl olmasını dilerim” dedi.
 

Ordu HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.