Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Sağlık Haber Girişi: 27.01.2022 - 09:14, Güncelleme: 26.04.2022 - 15:45

AİLE HEKİMLERİ İŞ BIRAKACAK

 

AİLE HEKİMLERİ İŞ BIRAKACAK

Ordu Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Ömer Ufkun Yıldırım; “Özlük haklarıyla ilgili taleplerimizin karşılanmaması durumunda Şubat'ta 2 gün, Mart’ta ise 3 gün iş bırakma eylemi yapacağız” dedi
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), temsil ettikleri aile hekimlerinin salı günü itibariyle sadece MHRS sistemi üzerinden randevulu hastalara 20 dakikada bir bakacağını duyurmuştu. Özlük haklarıyla ilgili taleplerinin karşılanmaması durumunda ise 17-18 Şubat'ta 2 gün iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini bildirerek, 14 Mart-16 Mart 2022 tarihlerinde ise tüm Türkiye'de Anayasa'nın tanıdığı hak gereği, sosyal, hukuksal ve özlük haklarımız ve sağlık çalışanına şiddete dikkat çekmek için 3 gün iş bırakma eylemi icra edileceğini duyurdu. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Başkan Yıldırım, şu ifadelere yer verdi; “Birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu ülkenin sağlık alanındaki en önemli gerçeğinin aile hekimliği sistemi olduğunun bilinci ile önce insan diyerek, mesleğimizin kutsallığı gereği sahadaki her bir aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı, tüm olumsuz duruma rağmen insanüstü bir çaba ile mücadele etmektedir. Aile hekimleri dernekleri federasyonu (AHEF) olarak yıllardır başarıyı kendi hanelerine yazdıran sağlık idaresine sunduğumuz önerilerin dikkate alınmadığını üzülerek görmekteyiz. Türkiye’de aile hekimliği sisteminin modern ve bilimsel çizgiye çekilmesi yönünde gerekli adımlar atılmamışken, sağlık idaresi tarafından yetersiz altyapı göz ardı edilerek yapılan düzenlemeler, tüm kazanımları geriye götürmüş, mevzuat değişiklikleri sistemin önünü tıkamış, Türkiye’de aile hekimliği sistemi günübirlik politikalara alet edilmiştir. Modern aile hekimliği sisteminin şartlarını bilmeden, bir gecede ismi değiştirilerek yürürlüğe konan aile hekimliği kanunu ve buna bağlı sözleşmeler, ilk on yıldaki kazanımları tüketmiş, aile hekimliği sisteminin önünü açmak yerine, sistemin önünü tıkamış, adeta ceza kanunu ve ceza yönetmeliği halini almıştır. Birçok ilde bu ceza yönetmeliği kullanılarak, tabiri caiz ise cadı avı başlatılmış, birçok aile hekiminin sözleşmesi yenilenmemiştir. Hukukun, bir toplumun barış ve demokrasi içerisinde çalışmasını mümkün kılması gerekirken, aile hekimlerine uygulanan bu orantısız ceza ve baskının gerekçesini anlamakta zorlanıyoruz. Aile hekimleri için iş güvencesizliği, keyfi idare tutumu, mobbing ve baskı yönetmeliğini kabul etmiyoruz. Aile hekimliği sisteminin evrensel bir parçası olan kronik hasta takibi, yeni yönetmelik ile HYP adı verilen, ruhsuz bir bilgisayar algoritması ile matematiksel veriler elde etmeyi amaçlayan, yapana ücret veren, yapamayanı yok sayan, bilimsellik ile ilgisi olmayan bir düzenlemeye indirgenmiştir. Bu durum ancak bir akıl tutulmasının sonucu olabilir. Tüm siyasi partilerin mutabakat sağladığı, hekimlerin çalışırken ve emeklilik sonrasında özlük haklarını iyileştirecek düzenlemenin ‘’Aslında biz hata yaptık!’ diye geri çekilmesi, düzenlemenin popülist politikalara alet edilmesi biz hekimlerde tam bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Yetişmiş beyinlerin, bu ülke evlatlarının her gün onlarcasının memleketi terk ettiği dönemde, fedakârca görevi başında bulunan hekimlerin hak edişlerinin ve özlük haklarının görmezden gelenlerin nihai maksatlarını anlamakta zorlanıyoruz. İlk nefesten son nefese kadar, halkımıza yönelik kolay ulaşılabilir, kapsamlı, bütüncül, sağlık hizmetinde sürekliliği esas alan yapı yerine, bu hizmeti veren aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları bir makine olarak görülmüş, moral ve motivasyonları bitme noktasına getirilmiştir. Resmi enflasyon verileri ışığında, aile sağlığı merkezi medikal sarf, kira, elektrik, personel giderleri yıllar içerisinde en az yüzde 167 oranında artmış, reel verilere göre ise artış oranı bunun neredeyse iki katına ulaşmış, ancak cari gider ödemelerine sağlanan artış aynı süre için yüzde 70 lerde kalmıştır. Aile sağlığı merkezleri artık çalışan personelleri işten çıkarmak durumunda kalacak, 20 bine yakın yetişmiş sağlık çalışanı işsiz kalacaktır. Sağlık bakanlığı bizi dinlemelidir, aile hekimliği sistemini idare edenler, bu hizmeti verenler hekimler için gelişimi destekleyen bilimsel önermeleri değil, cezaya dayalı bir yöntemi tercih etmiştir, yol yakınken bizi dinleyin. Sağlık Bakanlığı, ceza yönetmeliğinde ısrar ettikçe, aile hekimlerinin taleplerini göz ardı ettikçe, cumhuriyetin yüzüncü yılına girerken, pandemi döneminde ‘’ülkemizde koruyucu sağlık hizmetlerini çökerten sağlık bakanlığı’’ olarak tarihe geçecektir. AHEF olarak 30 bin aile hekimi ile mücadele yolunu seçtik, tüm olasılıklara hazırız. Sıcak odalarda değil sahada, yollarda, mobilde, köylerde, ilçelerde, sosyal medyadayız; 84 milyon insanımız ile her gün beraberiz. 84 milyon vatandaşa temas eden 30 bin aile hekiminin taleplerinin karşılanmasını istiyoruz” dedi.    “HAK VE TALEPLERİMİZ ŞUNLARDIR:” Başkan Yıldırım; “Etkin bir sağlıkta şiddet yasası istiyoruz. 30 Haziran 2021 tarihli ödeme sözleşme yönetmeliğinin geri çekilmesini ya da revize edilmesini istiyoruz. Çalışan tüm meslektaşlarımız için makul bir ödeme, rahat bir emeklilik istiyoruz. Aile sağlığı merkezi gider ödemelerinin yeniden değerlendirilerek artırılmasını istiyoruz. Hak ve taleplerimiz yerine getirilmediği takdirde; 17.02.2022 tarihlerinde, AHEF tarafından tüm il dernek başkanlarının katılımı ile ortak basın açıklaması düzenlenecek, Anayasa’nın tanıdığı hak gereği, sosyal, hukuksal ve özlük haklarımız ve sağlık çalışanına şiddete dikkat çekmek için tüm Türkiye’de, 17-18 Şubat 2022’de 2 gün iş bırakma  eylemi icra edilecektir. Hak ve taleplerimiz yerine getirilmediği takdirde; 14 Mart 2022 itibariyle her yıl 14 Mart  tarihi, tüm STK’ların katılımı ile emsalleri gibi ‘Hekim Emek ve Dayanışma Günü’ olarak kutlanacak ve acil sağlık hizmetleri haricinde iş üretilmeyecektir. 14.03.2022-16.03.2022 tarihlerinde, tüm Türkiye’de Anayasanın tanıdığı hak gereği, sosyal, hukuksal ve özlük haklarımız ve sağlık çalışanına şiddete dikkat çekmek için 3 gün iş bırakma  eylemi icra edilecektir” dedi. 
Ordu Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Ömer Ufkun Yıldırım; “Özlük haklarıyla ilgili taleplerimizin karşılanmaması durumunda Şubat'ta 2 gün, Mart’ta ise 3 gün iş bırakma eylemi yapacağız” dedi
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), temsil ettikleri aile hekimlerinin salı günü itibariyle sadece MHRS sistemi üzerinden randevulu hastalara 20 dakikada bir bakacağını duyurmuştu. Özlük haklarıyla ilgili taleplerinin karşılanmaması durumunda ise 17-18 Şubat'ta 2 gün iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini bildirerek, 14 Mart-16 Mart 2022 tarihlerinde ise tüm Türkiye'de Anayasa'nın tanıdığı hak gereği, sosyal, hukuksal ve özlük haklarımız ve sağlık çalışanına şiddete dikkat çekmek için 3 gün iş bırakma eylemi icra edileceğini duyurdu. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Başkan Yıldırım, şu ifadelere yer verdi; “Birinci basamak sağlık hizmetlerinde bu ülkenin sağlık alanındaki en önemli gerçeğinin aile hekimliği sistemi olduğunun bilinci ile önce insan diyerek, mesleğimizin kutsallığı gereği sahadaki her bir aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı, tüm olumsuz duruma rağmen insanüstü bir çaba ile mücadele etmektedir. Aile hekimleri dernekleri federasyonu (AHEF) olarak yıllardır başarıyı kendi hanelerine yazdıran sağlık idaresine sunduğumuz önerilerin dikkate alınmadığını üzülerek görmekteyiz. Türkiye’de aile hekimliği sisteminin modern ve bilimsel çizgiye çekilmesi yönünde gerekli adımlar atılmamışken, sağlık idaresi tarafından yetersiz altyapı göz ardı edilerek yapılan düzenlemeler, tüm kazanımları geriye götürmüş, mevzuat değişiklikleri sistemin önünü tıkamış, Türkiye’de aile hekimliği sistemi günübirlik politikalara alet edilmiştir. Modern aile hekimliği sisteminin şartlarını bilmeden, bir gecede ismi değiştirilerek yürürlüğe konan aile hekimliği kanunu ve buna bağlı sözleşmeler, ilk on yıldaki kazanımları tüketmiş, aile hekimliği sisteminin önünü açmak yerine, sistemin önünü tıkamış, adeta ceza kanunu ve ceza yönetmeliği halini almıştır. Birçok ilde bu ceza yönetmeliği kullanılarak, tabiri caiz ise cadı avı başlatılmış, birçok aile hekiminin sözleşmesi yenilenmemiştir. Hukukun, bir toplumun barış ve demokrasi içerisinde çalışmasını mümkün kılması gerekirken, aile hekimlerine uygulanan bu orantısız ceza ve baskının gerekçesini anlamakta zorlanıyoruz. Aile hekimleri için iş güvencesizliği, keyfi idare tutumu, mobbing ve baskı yönetmeliğini kabul etmiyoruz. Aile hekimliği sisteminin evrensel bir parçası olan kronik hasta takibi, yeni yönetmelik ile HYP adı verilen, ruhsuz bir bilgisayar algoritması ile matematiksel veriler elde etmeyi amaçlayan, yapana ücret veren, yapamayanı yok sayan, bilimsellik ile ilgisi olmayan bir düzenlemeye indirgenmiştir. Bu durum ancak bir akıl tutulmasının sonucu olabilir. Tüm siyasi partilerin mutabakat sağladığı, hekimlerin çalışırken ve emeklilik sonrasında özlük haklarını iyileştirecek düzenlemenin ‘’Aslında biz hata yaptık!’ diye geri çekilmesi, düzenlemenin popülist politikalara alet edilmesi biz hekimlerde tam bir hayal kırıklığı yaratmıştır. Yetişmiş beyinlerin, bu ülke evlatlarının her gün onlarcasının memleketi terk ettiği dönemde, fedakârca görevi başında bulunan hekimlerin hak edişlerinin ve özlük haklarının görmezden gelenlerin nihai maksatlarını anlamakta zorlanıyoruz. İlk nefesten son nefese kadar, halkımıza yönelik kolay ulaşılabilir, kapsamlı, bütüncül, sağlık hizmetinde sürekliliği esas alan yapı yerine, bu hizmeti veren aile hekimi ve aile sağlığı çalışanları bir makine olarak görülmüş, moral ve motivasyonları bitme noktasına getirilmiştir. Resmi enflasyon verileri ışığında, aile sağlığı merkezi medikal sarf, kira, elektrik, personel giderleri yıllar içerisinde en az yüzde 167 oranında artmış, reel verilere göre ise artış oranı bunun neredeyse iki katına ulaşmış, ancak cari gider ödemelerine sağlanan artış aynı süre için yüzde 70 lerde kalmıştır. Aile sağlığı merkezleri artık çalışan personelleri işten çıkarmak durumunda kalacak, 20 bine yakın yetişmiş sağlık çalışanı işsiz kalacaktır. Sağlık bakanlığı bizi dinlemelidir, aile hekimliği sistemini idare edenler, bu hizmeti verenler hekimler için gelişimi destekleyen bilimsel önermeleri değil, cezaya dayalı bir yöntemi tercih etmiştir, yol yakınken bizi dinleyin. Sağlık Bakanlığı, ceza yönetmeliğinde ısrar ettikçe, aile hekimlerinin taleplerini göz ardı ettikçe, cumhuriyetin yüzüncü yılına girerken, pandemi döneminde ‘’ülkemizde koruyucu sağlık hizmetlerini çökerten sağlık bakanlığı’’ olarak tarihe geçecektir. AHEF olarak 30 bin aile hekimi ile mücadele yolunu seçtik, tüm olasılıklara hazırız. Sıcak odalarda değil sahada, yollarda, mobilde, köylerde, ilçelerde, sosyal medyadayız; 84 milyon insanımız ile her gün beraberiz. 84 milyon vatandaşa temas eden 30 bin aile hekiminin taleplerinin karşılanmasını istiyoruz” dedi. 
 
“HAK VE TALEPLERİMİZ ŞUNLARDIR:”
Başkan Yıldırım; “Etkin bir sağlıkta şiddet yasası istiyoruz. 30 Haziran 2021 tarihli ödeme sözleşme yönetmeliğinin geri çekilmesini ya da revize edilmesini istiyoruz. Çalışan tüm meslektaşlarımız için makul bir ödeme, rahat bir emeklilik istiyoruz. Aile sağlığı merkezi gider ödemelerinin yeniden değerlendirilerek artırılmasını istiyoruz. Hak ve taleplerimiz yerine getirilmediği takdirde; 17.02.2022 tarihlerinde, AHEF tarafından tüm il dernek başkanlarının katılımı ile ortak basın açıklaması düzenlenecek, Anayasa’nın tanıdığı hak gereği, sosyal, hukuksal ve özlük haklarımız ve sağlık çalışanına şiddete dikkat çekmek için tüm Türkiye’de, 17-18 Şubat 2022’de 2 gün iş bırakma  eylemi icra edilecektir. Hak ve taleplerimiz yerine getirilmediği takdirde; 14 Mart 2022 itibariyle her yıl 14 Mart  tarihi, tüm STK’ların katılımı ile emsalleri gibi ‘Hekim Emek ve Dayanışma Günü’ olarak kutlanacak ve acil sağlık hizmetleri haricinde iş üretilmeyecektir. 14.03.2022-16.03.2022 tarihlerinde, tüm Türkiye’de Anayasanın tanıdığı hak gereği, sosyal, hukuksal ve özlük haklarımız ve sağlık çalışanına şiddete dikkat çekmek için 3 gün iş bırakma  eylemi icra edilecektir” dedi. 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve afisgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.