ZAMAN USTASI ZAMANA DİRENİYOR

Geçmişten günümüze arıza yapan, duran veya kırılan saatleri tamir edip, zamanın tekrar ilerlemesini sağlayan saatçiler, gün geçtikçe kendilerinin de durma noktasında geldiğini söylüyor. Günümüzde teknolojinin ilerlemesi ile artık ihtiyaçtan daha çok takı haline gelen saatler, belirli kesimler tarafından tercih edilse de, artık bozulan saatler tamir ettirilmek yerine çoğunlukla çöpe atılıyor.   “Zamana yenik düştük” Uzun yıllardır saatçilik yaparak insanlara hizmet eden Sakarya, saat tamirini öğrenmek için uzun süre tecrübe ve deneyim kazanmanın gerekli olduğuna dikkat çekti. Sakarya, “Bu meslek uzun süre daha gitmez ama birkaç yıl daha götürebilirsek ne mutlu bize. Maalesef bizim mesleğimizde artık çırak yetişmiyor. Bu işin arkası gelmeyince devamımız da yok. Kısacası Avrupa gibi olduk. Fabrikasyon alıp saatin pilini ve kayışını değiştiriyoruz, geri kalanları çöpe gidiyor. Çırak yetişmediği için tamir yapacak kimse de kalmıyor. Bu işte uzun yıllar tecrübe gerekiyor, biz ustalarımızın talimatı ile aynı saati aylarca söker geri takardık. Mekanik saatlerde çarkların yerini ezberlerdik, saatin düzenini bilirdik. Şimdi öyle bir nesil yetişmiyor maalesef” dedi.   “Çin malı saatler çok zararlı” Sakarya, yurt dışından gelen ucuz ve kalitesiz saatlere özellikle gençlerin ilgi gösterdiğini ve bozulunca attıklarını, kimi zaman çırak olarak gelenlerin de ilk olarak maddiyat konuştuğunu ifade ederek, “Ucuz saatlerde kanserojen maddeler de bulunuyor. Bunun yanı sıra, en büyük darbeyi de cep telefonlarından yedik. Çünkü cep telefonu çıktı, çalar saat işi bitti. Telefonların alarmı olduğu için, alarmlı saatlere talep kalmadı. Cep telefonu kendine ayrı bir sektör oluşturdu ama zamanla saat sektörünü öldürdü” dedi.